Tarkan - Viking Kanı

Dün akşam gece geç saatlere gelirken (ya da bu sabah saat iyice "erkenleşmeye" başlarken) karşıma Tarkan Viking Kanı isimli bir... film çıktı. Üzerine fazla konuşmak istiyor muyum, pek emin olamıyorum. Ne var ki, filmde adı sıkça geçen korkunç, plastik ahtapottan söz etmek zorunda hissediyorum kendimi. Böyle, kıvrık kollarının altında mor diskleri, olan şu ana kadar gördüğüm en korkunç şeydi. Tuhaf gözleri falan vardı. Ben anlatmak için kendimi paralamadan resmini koyayım en iyisi.


Gece gece karşıma çıkan her görüntünün bende büyük bir travma yaratabileceği gerçeği bir yana, bu ahtapot ciddi ciddi psikolojimle tahtrevalli oynadı. Kardeşim "Şimdi Tarkan bu ahtapotun kafasını bıçaklayacak." diyince gülmeye başladık falan. Daha sonra su altında plastik kollarla uğraşan Tarkan'ın sarı iç çamaşırını gördük. Dedim sörvayvır'ı açayım, orada da Pascal var. Adam ciddi atarlanmıştı. Ama sonuna kadar izleyemedim çünkü o sırada 6 dakikalık araya giren Viking Kanı başlamıştı. Zor dönemler yaşıyorum televizyonla. Atlatacağız.

Öyle işte. Aslında sana çok şey yazacaktım çünkü uzun zamandır yüzüne bile bakmıyorum.
Nedense Viking Kanı sohbeti içimdeki isteği mahvetti.

Zaten kimyacımız liquid diye yazılıp muhtemelen likuid diye okunan şeye lüküğüt diyor. Onun yüzünden doğru düzgün konuşamıyorum.
Solubility'ye de sölübülütü diyor. Ama onun normal okunuşunu bilmediğim için hayatımın sonuna kadar sölübülütü diyeceğim.

5 yorum:

  1. püskevit diyorum, başka bir şey de demiyorum popi :D

    YanıtlaSil
  2. :D Sana anlattığım ahtapot da buydu işte.
    Beğendin mi? :p

    YanıtlaSil
  3. e yani :D
    ahtapot paul'e 7500 basar :D

    YanıtlaSil

Dinliyorum: